Sinem’in Kalp Kutusu

Hani çocuklar büyüdükçe dertleri de büyüyor denir ya, önce böyle düşünmezdim. Sanırım artık bunu kabul etme zamanı geliyor. Zira Sinem’e bir şey yaptırtmak, dağıttığı  eşyaları toplattırmak gittikçe zorlaşmaya başladı.  5 yaşından mı bilmem, hiçbir şeyi duymuyor ama cevabı hazır:”Hayıır”, Iıııı ıı, Ben istemiyorumm!

Bir toka meraklısı olarak, hep tokalarını kaybetmesi, nereye koyduğunu hatırlamamasına bir çözüm bulmak gerekiyordu. Belki bir ihtimal :) kendi yaptığı, emek verdiği bir kutu olursa daha isteyerek tokalarını toplar dedim.Nasıl bir kutu olsun derken, peçete tekniği ve yumurta kabukları ile çatlatma metodu aklıma geldi. Daha önce rastlamıştım. Eğlenceli bir etkilik olur dedik gerekli malzemeleri temin ettikten sonra işe koyulduk. Gerçekten de yumurta kabuklarını yapıştırmak eğlenceli oldu. Ta ki Taylan bütün yumurta kabuklarını küçük küçük kırıp etrafa saçana kadar.:(

Çok profesyonelce bir kutu çıkmasa da ortaya ilk yapılış için güzel bir kutu ortaya çıktı. Önemli olan çocukların el becerilerini geliştirmekti. İşte Sinem’in kalp kutusunun değişim aşamaları:

  • Peçete yapıştırma tekniği yapacağımız için zeminin beyaz olması daha güzel dedik ve akrilik boya ile bütün kutuyu boyadılar.

Yumurta kabukları yıkandıktan sonra zarlarını soymak benim işim oldu. Çünkü minicik elleri bunda pek becerikli değildi.:)

Büyük parçalar halinde kırılan kabukları, tutkal sürdüğümüz bölüme bastırarak yapıştırdık. Çatlamış görüntü bu yapıştırma esnasında ortaya çıktı. En zevkli bölüm burasıydı. Gene  de biraz uzun sürdüğü için biz sadece üst kapağı yapmaya karar verdik. Malum çocuklar her şey, çabuk olup bitiversin istiyorlar.

Son olarak da tek katını aldığımız peçeteyi tutkal sürdüğümüz yüzeye hava boşluğu kalmayacak şekilde yapıştırdık. Kuruduktan sonra da sprey vernik ile sağlamlaştırdık.

Sinem okulda kağıt kesip yapıştırmaktan sıkılmıştı. Böyle değişik bir şeyler yapmak bence daha güzel. Çocukların yaratıcılıklarını geliştiriyor. Ben öğrenme felsefem şu oldu. ” Bilgi olmadan fikir olmaz.”  Okuyup, araştırmak gerekiyor.

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Sinem’in Kalp Kutusu” üzerine 2 yorum

  1. kesinlikle size katılıyorum, bilgi olmadan fikir olmaz kısmına özellikle…. Birşeyler okumadıkça, izlemedikçe, dinlemedikçe insanın, özellikle çocukların ufku nasıl açılacak ki başka türlü? Zaten benim blog açma düşüncem daha çok bu noktada gelişti… Kendi kendime dedim ki “Hande, oku oku, yakın arkadaşlarınla paylaş, word dosyalarında sakla, nereye kadar, sen iyisi mi kendine bir blog aç, mutlaka senin okuduklarını, araştırdıklarını bilmek ve okumak isteyecek birileri çıkacaktır”. Bunun üzerine açtım blogumu. Paylaşmak güzel şey:) Bu arada benim kızım da 4 yaş 4 aylık şu an… Son birkaç aydır durumlar aynı, eskiden birşeyleri onun anlayabileceği bir dille uzun uzun anlatır, açıklar ve ikna ederdim ama şimdi benim söylediğim şeyi yapmamak için veya karşı çıkmak için herşeye verecek bir cevabı var, bazen karşımda 4 yaşında bir çocuk değil de, 14 yaşında bir ergen mi var diye düşünüyorum… Allah sabır ve kolaylıklar versin biz annelere…

    • :) Bu günlerde zaten ister istemez ergenlik günlerini düşünür oldum. Kimbilir biz neler yaptık?
      Bloğunuzda başarılar diliyorum. Araştırmak, yazmak ve bunları paylaşmak güzel şey.

Bu yazıya yorum yapmak ister misiniz?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s