Mom-Z’nin Ardından…

Dün ben de MOM-Z konferansındaydım. Benim açımdan blog yazarı annelerle tanışma fırsatı ve günümüz annelerini ve çocuklarını tanıma imkanı bulduğum için farklı bir deneyim oldu.

Konferans, Z kuşağı olarak tanımlanan, teknoloji ile iç içe yaşayan, dijital ortamda kendini ifade eden, arkadaşlarını sosyal medyada takip eden, paylaşım meraklısı anne ve çocuklarını konu alıyordu. Annesinden kısa mesaj ile özür dileyen, buluşmalarını Facebook’tan duyuran, Twitter’da sohbet eden, her türlü bilgiye çok çabuk ulaşan, çabuk sıkılan, uzun uzun okumak yerine işin özünü kısa kısa görmek isteyen  Z kuşağı çocukları…Aslında sadece anne ve çocukları şeklindeki bir tanımlama eksik kalır çünkü konferansta da da belirtildiği gibi babalar da bu işin içinde. Yani Z kuşağını babaları,  X veyaY kuşağının gençleri. Çünkü bu kuşağının çocukları çok farklı ama anneleri ve babaları da  çok farklı. Onların da bu değişen ve gelişen teknoloji ile birlikte davranışları, bakış açıları ve çocuk eğitimleri konusundaki davranış ve alışkanlıkları değişti. Artık çocuklarımızın karakter gelişimine, özgüvenlerini artırmaya, eğitimine, yeterli ve sağlıklı beslenmesine daha çok dikkat ederken onlara son model cep telefonu, I Pad alarak, sanal ortamda kedi köpek beslemesine, manken gibi bebekleri süslü püslü giysiler giydirip makyaj yapmasına, savaş oyunları oynamasına, sanal ortamda silah kullanmasına izin veriyoruz veya göz yumuyoruz. Yani hem ortam yaratıyoruz hem de şikayet ediyoruz.

Evet, geldiğimiz çağ bunu gerektiriyor deniliyor. Ancak sınırları belirlemek, bu teknolojik aletleri satın alma konusunda ebeveynler etkili olmalı diye düşünüyorum. Yasaklamak yerine etkili ve doğru kullanım tercih edilebilir. Çocuğum bunu istiyor deyip çocuğun her dediğini yapmak, her istediğini satın alırsak, anne-baba olmamızın önemi yok. Bunu bir başka kişi de gayet güzel yapabilir. Son oturumda Ateş İlyas Başsoy ( Fayda Reklam Ajansı Yaratıcı Yönetmeni)’un da belirttiği ve üzerinde durduğu gibi çocuk çok dikkat edilmesi gereken bir konu. Firmalar ürünlerini tasarlarken, reklamını yaparken, pazarlarken çocukları nasıl etkileyeceğine dikkat etmesi gerekir. Bu bir ahlak meselesi. Yanılmıyorsam Mom-Z’ye katılan herkes de bu konuya katıldı. Kendi adıma da şunu eklemek istiyorum. Anneler de babalar da unutmamalıdır ki onlar çocuklarının  ilk rol modelleridir. Siz, hamburger yiyip, TV karşında cips tüketiyorsanız çocuğunuzdan sebze yemesini beklemek büyük bir hayal olur. Eviniz her türlü teknolojik aletle donatılmış olup aman çocuğum bunlar sana zararlı büyünce kullanırsın deyip onun da resim yapmasını bekleyemezsiniz. Beklememelisiniz… Sınırlar dahilinde gözünüz çocuğunuzda olacak.

Bir başka konu da güzel konuşup, dili güzel kullanmak. İnsan ne kadar dil biliyorsa o kadar iyi iletişim kurar ve kendini geliştirir. Ancak benim gözümde çok dil bilmekten öte o dili yabancı kelimelere başvurmadan kendini ifade edebilmek, düşüncelerini söyleyebilmek. Konuşmanıza yabancı kelimeler sıkıştırmak sizin başka bir dili de bildiğinizi göstermez. Aksine konuştuğunuz dili yeterince iyi bilmediğinizi, kullanamadığınızı gösterir. Konferanstaki bazı konuşmacıların Facebook’ta şu kadar like ( ımız) oldu, followers, segment, case, box vb. daha sayamadığım birçok İngilizce kelimeyi sıkça kullanmaları hoş değildi. Yine konuşmacılardan Mehmet Subaşı ( Vodaco Agency Ajans Başkanı)’nın bu konuya dikkat ederek konuşması, kullandığı İngilizce kelimelerini Türkçede tam karşılığını bulamadığını veya yanlış anlaşılmaya yol açacağını belirterek adeta özür dileyerek kullanması benim için takdire layıktı. Bu konuda özellikle bilişim sektöründe sıkıntılar olabilir ama bunu düzeltmek için çaba sarf edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Yoksa bir süre sonra yeni çağ Türkçe diye bir dil ortaya çıkacak. Ayrıca sunucu Pınar Hanım’ı, o son derece güzel ve zarif Tükçesi ile bir dilin ne kadar iyi kullanılabileceğini gösterdiği için bir anne olarak, bir kadın olarak, bir Türkiye vatandaşı olarak teşekkür ediyorum.

Eminim Mom-Z konferansından herkes bir şeyler öğrenmiştir, küçük ama önemli notlar almıştır. Ben kendi adıma yararlandığımı söyleyebilirim. Birçok kişi Mom-Z den notlarını aktaracaktır. Ben  farklı bir noktadan bakmak istedim. Özge Uzun (CNN Türk Güne Merhaba)’un tabiriyle ufak bir çimdik atmak istedim.:)

Bu yazıya yorum yapmak ister misiniz?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s