O Yaşlı Kadın İçin Çok Endişeliyim!

Bu söz kızıma ait. Bu sözle birlikte çocukların aslında ne kadar hassas, saf ve temiz olduğunu anlamış oldum. Hayat, bazı şeyleri görmemizi engelliyor ya da zamanla bu durumlara alışıyoruz. İyi veya kötü sebeplerden bazı temel insani duygularımızı kaybediyoruz. Niye yalan söyleyeyim, kızımın karşısında utandım.

Gün içerisinde dilenen yaşlılarla, kucağında bebeğine mama almak istediği için para isteyen kadınlarla, flüt çalarak para toplamaya çalışan çocuklarla neredeyse her metro girişinde, çıkışında, cadde başlarında veya bir şey almak için girdiğiniz mağazadan çıkarken karşılaşmışsınızdır.  Çoğunun duygu sömürüsü veya alışkanlık olduğunu ya kendim deneyimlemişimdir ya da haberlerde buna benzer olaylara sık rastlamışımdır.  Bu nedenle dün, para isteyen kadınla ilgilenmedim. Zaten mağaza içinde iki çocuğu kontrol etmekte zorlanan ben, bir de yol boyunca neredeyse on tane dilenciyle karşılaşınca, hangisine para yetiştirecektim. Ama çocuklar öyle mi? Bu dilenci kadın, kızımı çok etkilemiş olmalı ki daha önce de dilenen insanları gördüğü halde bu tip sorularla karşılaşmadım. 

-Anne, o kadın ne istiyordu?

-Para…

– Niye?

– İhtiyacı var herhalde.

– Neye ihtiyacı varmış?

-Bilmiyorum ama herhalde kendine yiyecek bir şeyler alacaktır.

-Ya alamazsa, ölür mü?

Mağazada, çocuklar daha fazla sıkılmasın diye sepetleri aceleyle karıştıran ben, bu soru karşısında şaşırıp, kızımın yüzüne baktım. Galiba, her zamanki arkası gelmeyen merak sorularından biri değildi bu. Yüzüne üzülmenin gölgesi çökmüştü sanki.

– Niye ölsün kızım?

– Çok yaşlı ya…

-Her yaşlı insan ölmez ki…  Saçmaladığımın farkındayım ama 5 yaşındaki çocuğa kalabalık bir caddenin ortasında, ölüm, dilenci, yaşlılık gibi kavramları açıklayamazdım. Üstelik onun endişelenmeden, korkmadan kavramasını sağlamak mümkün değildi. Konu öyle böyle kapandı ya da ben öyle zannettim ki akşam yatağa yatınca gözlerindeki yaşları silerek titrek bir sesle:

-Anne, ben o yaşlı kadın için çok endişeliyim! Ya öldüyse!

Bu iş gerçekten ciddiydi.

-Niye ölsün kızım!

– Hani biz ona para vermedik ya, kendine yiyecek alamadıysa… Çok yaşlıydı, açlıktan ölür.

-Kızım, biz vermedik ama veren mutlak olmuştur. Bir lira bile vermiş olsalar, kendine bir ekmek almıştır ve karnını doyurmuştur. 

Bu kapitalist sözlerim karşısında şimdi utanıyorum ama dediğim gibi bir çocuğun endişelerini gidermek benim için daha önemli. 

-Vermiştir değil mi? İyi o zaman.

Biraz rahatladığını görünce:

-Kızım, böyle para isteyen kişilere dilenci denir. Aslında dilenmek de hiç iyi bir şey değil. Emek vermeden, çalışmadan para istiyorlar. Ayrıca yaşlı kadının öleceğini düşünüyorsun. Evet, herkes bir gün ölecek ama her yaşlanan hemen ölecek diye bir şey yok. Gençler de ölebilir. Herkes ömrü kadar yaşar.

 Anladığım kadarıyla kızım, yaşlanma ile ölüm kavramlarını birbirine bağlamış. Çocuklar anne-babalarını kaybetme korkusunu hep yaşarlar. Bu nedenle onların yaşlanıyoruz artık gibi sözleri karşısında öleceklerini düşünüp korkuya kapılıyorlar. Aynı korkuyu biz anneler de fazlasıyla yaşamıyor muyuz? Aslında bu duyguyu  tarif edebilmek kendisi kadar korkunç ve zor. Bu ister ölüm gibi geri dönüşsüz ayrılık olsun veya benim geçenlerde yaşadığım 10 dakikalık kayıp gibi olsun. Neler hissettiğimi, yaşadığım paniği anlatmam mümkün değil. Emin olun o 10 dk, ömrümden 10 yıldan fazlasını götürmüştür. Dileğim bundan sonra ben ve hiç bir anne böyle bir olay yaşamaz.:(

O Yaşlı Kadın İçin Çok Endişeliyim!” üzerine 2 yorum

Bu yazıya yorum yapmak ister misiniz?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s