Sınır Koyma, Kuralları Belirleme

20130207_egitim_300x250Anneysen.com’un  düzenlemiş olduğu ve Çocuk ve Ergen Psikoloğu Tolga Erdem’in değerli bilgilerini  ve Blogcu Anne Elif Doğan’ın deneyimlerini paylaştığı ”Daha mutlu ebeveyn çocuk ilişkisi için ” Sınır Koyma ve Kuralları Belirleme” eğitiminde birçok anneyle bir araya geldik. Benim için daha önceden, okuduğum birçok kitap ve katıldığım eğitim ve seminerlerden edindiğim bilgileri gözden geçirme, hatırlama imkanını bulduğum keyifli bir etkinlik oldu. Tabi  ki bir çok altı çizilesi ve üstünde durulması gereken notlar aldım.:) Bunları kendi düşüncelerimi ve deneyimleri de katarak sizlerle paylaşmak istedim. Eminim bir çok anne, benim yararlandığım kadar onlar da bu notlardan yararlanacak. Kendini sorgulama, çocuğunu tanıma ve çocuğu ile arasındaki ilişkiyi gözden geçirme fırsatı bulacaktır.  Bu notların bir yazıya sığmayacağını ve devamının geleceği bilgisini de şimdiden vermek istiyorum.

Günümüzün çocukları ,maalesef çocukluklarını bizim yaşadığımız çocukluktan farklı yaşıyorlar. Şanslılar mı şansızlar mı, bu tartışılır bir konu. Ancak oyun ve çocukluklarını yaşama konusunda şansız oldukları kesin. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan çocukların çok az bir kısmı için oyun oynayabileceği rahatça, kontrol edilmeden koşabileceği alanlara sahip. Çok üzücü bir durum ancak büyük bir kesim de bütün enerjisini evde harcamak zorunda kalan balkon sincabı misali, evin salonunu kendine oyun alanı ilanı ediyor. İşte bu anda kurallar ve sınırlar ortaya çıkıyor. ”Oraya dokunma, buradan zıplama, orada hoplama, çek elini oradan, düşeceksin, öyle oturma…” :) Bir kere çocukların muazzam enerjileri var. Sakın onlarla yarışmaya girmeyin. Hem bu yeni bir bilgi de değil. Rahmetli babaannem derdi ki ”Bir kadın bir gün, dur da şu çocuğun yaptıklarını bir de ben yapayım, bakalım ne olacak demiş. Sabaha çıkamamış.:)” İşte böyle, enerji konusunda çocuklarla kıyaslanamayız.

20130216_121122“Peki bu durumda biz anneler  ne yapacağız? Ortam o kadar endişe verici ki, çocuğumuzu kollamak ve gözetmek zorundayız. Daha da büyüyünce yanlış yönlere sapmasından korkuyoruz?

Evet, bunlar son derece normal endişeler ve korkular. Onlar bizim canımızdan çok sevdiğimiz evlatlarımız. Ancak, sürekli onların yerine karar vererek, onlara ne yapması gerektiğini ne yapmaması gerektiğini söyleyerek koruyamayız. Hatta tam tersine ilerde onların kendi kendi kararlarını veremeyen, fikri olmayan, hep başkalarının onayını bekleyen bireyler haline gelmesine neden oluruz.

Peki hiç kural olmazsa ne olur? Çok kural koyarsak ne olur?

Kural yoksa;

  • Anne-babanın kendi kişisel sınırları yok demektir. Dolayısıyla kişisel sınırları olmayan çocuklar yetiştiririz. Onların enerjilerine ayak uydurmamız mümkün olmadığından öfke ve kontrolü kaybetmek kaçınılmaz oluyor.
  • Anne-baba hayır diyemiyorsa, ilerde çocuklar da hayır diyemez. Çünkü daha önce hayır ile hiç karşılaşmamış.

Çok kural koyarsak;

  • Çocuğunuzun hayatını siz yönetiyorsunuz. Onun için neyin iyi neyin kötü olduğuna siz karar veriyorsunuz. Dolayısıyla çocuğunuzda oluşan algı,” Hayatım bana ait değil. Ben, hayatımı kontrol edemiyorum,” oluyor.
  • Bırakın çocuğunuz kendi yapmayı öğrensin. Ona başarması için imkan tanıyın. Ben, bu başarma duygusunun, çocuk için ne kadar önemli olduğunu oğlumda  gördüm. Kendisi 7-8 aylıkken sehpaya tutunup kalkıyordu. Sonra kendini bırakıp oturuyordu. Bunu defalarca tekrarlıyordu. Her seferinde kalkmayı başardığında kendini alkışlıyordu. Sonra da bize dönüp onu alkışlamamızı istiyordu. Şu an iki buçuk yaşında. Koltuğun dayanma kısmından oturma bölümüne poposunun üstüne atlayıp sonra da taklayla kendini yere atarken içim cız ediyor ama kendimi tutuyorum. Başarınca çok mutlu oluyor, buna değer bence.  Bir de Psikolog Tolga Bey’in üzerinde durduğu bir nokta vardı. O da Çocuğunuz, sizin engellemelerinize rağmen bir şeyi yapmakta ısrar ediyorsa, bu davranış mutlaka onun gelişiminde kritik bir döneme takabül ediyordur. Bu nedenle engellemekten çok destek olun.” Zaten ne kadar ”Hayır, yapma!” derseniz deyin, o mutlaka bunu bir şekilde yapacaktır. Siz görmediğiniz bir anda(!) Çünkü beyin gelişimi, bizim anladığımızın dışında çok daha farklı hareket edebiliyor.

Şimdilik bu kadar. Sonraki yazıdaki konu başlıkları:)

  • Çocuklar kuralları test ederler
  • 2 yaş senromu ve gerilimli anlarla başa çıkabilme
  • Kardeş kavgaları
  • Hayır’lar Evet’e dönüşebilir mi?  Hayır’ları bilinçli mi söylüyoruz?
  • Anneliğnizin sorgulanması ve mahalle baskısı
  • Ödül ve ceza

Bunlar da ilginizi çekebilir:

About these ads

Sınır Koyma, Kuralları Belirleme” üzerine bir yorum

  1. Geri bildirim: Daha Mutlu Ebeveyn-Çocuk İlişkisi için Sınır Koyma, Kuralları Belirleme | DoulAnnEsra

Bu yazıya yorum yapmak ister misiniz?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s