Sınır Koyma Kuralları Belirleme (3)

Daha mutlu ebeveyn -çocuk ilişkisi için “Sınır Koyma Kuralları Belirleme ” eğitiminden notlarla devam ediyorum.:)

Her ne kadar bazı insanlar eleştireye açığım deseler de,  günlük hayatta, eleştireye açık olmak gibi kriterler önümüze sürülse de ben bugüne kadar eleştiriye açık bir insanla karşılaşmadım. ( Belki de burada eleştiriden çok onu ifade etme şekli önemli olduğundandır!) Bunun da çok doğal olduğunu düşünüyorum. Çünkü herkes kendi yaşantısı içersinde kendine göre belli doğrular geliştirmiş ve inanmıştır. Sadece bir insanın, yeni fikirlere açık olması gerektiği kanatindeyim. Daha önceki yazıda belirtttiğim gibi imagesCAAYT8W2“Kararlar değişebilir.” İşte hal böyleyken, biz anneler de, anneliğimizin sorgulanmasından rahatsız oluruz. ” Aaa, sen öyle mi yapıyorsun? Ama olmaz ki… Bak ben…diye devam eden cümleler, “bir bakışım” yeter şeklindeki yüzler yetmezmiş gibi bir de “Ne biçim anne!” gibi haddini aşan cümleler bile sarfedilebiliyor. Oysa kimse kimsenin anneliğini sorgulama hakkına sahip değildir.  Oysa biz anneler, toplumda öyle bir rol edinmişiz ki, ailemiz için saçımızı başımızı süpürge ederiz, çocuğumuza varımızı yoğumuzu ortaya dökeriz. Çocuğumuz okula gidecek kahvaltısını hazırlar, giysilerini yatağına bırakır, çantasını hazırlar, sonra çocuğumuzu uyandırırız, elini yüzünü yıkar, giyinmesine yardım eder, zorla ağzına lokmaları tıkar,  öpüp koklayıp, zihin açıklığı dileyip servise bindiririz. Hele bir de evde ödevini unutmuşsa, çocuğumuzdan önce okula varıp öğretmene teslim edecek kapasitemiz bile mevcut. :) Oysa öyle mi olması gerekiyor? Siz ne kadar ben böyle yapmayacağım deseniz de toplum sizi illa böyle olmaya zorluyor. Kızımı parka götürüp, kendi başına çocukların arasına katılıp onlarla oynaması için, ” Oynamak istiyorsan , sizinle oynayabilir miyim diye sormalısın. Eminim seninle oynayacaklardır,” diyerek onun yaptıklarını , çocuklarla konuşmasını uzaktan seyretmeyi tercih ediyordum. Öz güveni gelişsin, insanlarla konuşmaktan çekinmesin diye. Tabi bu niyetimi uygulamak pek de kolay olmuyordu. Çocuktur düşer. Sonra kalkmak için annesine bakar. Annesi ona “Vah vah canım yavrum diye koşarsa” çocuk çığlığı basar. Ben de kızım düşünce, “Kalkabilirsin anneciğim, aferin sana” deyip kendi kalkması için teşvik etmeye çalışıyordum ama… Benden önce koşup çocuğumu kaldırmaya çalışan anneler olmasa.:) (Annelik halleri)Ya da çocuğunu atkı, bere, eldiven ile sarıp sarıp sarmalayan anneler, benim çocuğumu atkısız eldivensiz görünce,” Hasta olacaksın, annesi çocuğunun elleri buz gibi olmuş.” diyenler. Evet, ben çocuğumun hasta olmasını istiyorum, böyle elleri buz kessin.(!) Başta, kızımın sıkıntıya gelemediğini, sıcağı sevmediğini, alışık olduğunu anlatmaya çalışıyordum ama sonunda yoruldum. Çünkü onlar kendi doğrularına inanmışlardı. Kızım 5.5 yaşında ve hala aynı. Şu an şubat ayındayız evde, biz kalın kışlık kıyafetlerle dolaşırken kensisi tişort ve şortla dolaşıyor. Arada üşürse kilotlu çorap giyor. O kadar…:) Neyse, her şeyde olduğu gibi bilgileri ve söylenenleri kendi süzgecimizden geçirip ona göre karar vermemiz gerekir.

“Sorgulayın(!). Belki doğru söylüyorlardır.( Psikolog Tolga Erdem)”

Bu annelik çatışmalarını bir de kendi annemizle yaşarız.” Biz sizi böyle büyüttük, bir şey mi oldu sanki.” gibi cümleleri çoğu anne duymuştur. Bu durumda, bir orta yol bulmak gerekir.

untitled” Bir kere annelerimiz, bu büyükşehir ortamında çocuklarımıza bakarak, onları kollayarak harika bir iş yapıyorlar. Şımarır, koyduğum kurallara uymaz diye düşünmeyin. Çocukların anneannelerle, babaannelerle, dedelerle ayrı bir hukukları var. Onları kendi hallarine bırakın. Çünkü çocuklar, zaman, mekan kişi ayrımının farkına varıyorlar ve ona göre davranıyorlar. Emin olun , annem , babam buna hayır der, diye biliyorlar.” (Psikolog Tolga Erdem)

Bir de çocuk yetiştirmede en önemli ve zor konulardan bir de ödül ve ceza.  Çocuklarımıza ödül de ceza da verirken akatardığımız düşünce;

” İyi şeyler yaparsan iyi şeyler, kötü şeyler yaparsan kötü şeyler hakedersin. Ben senin baban (annen) olarak iyi şeyler yaptığını düşünürsem, sana ödül , kötü şeyler yaptığını düşünürsem ceza veririm.”

Bu durumda çocuk yerine gene anne-baba karar vermiş oluyor. Ödül her zaman çekici olduğu için çocuk, ödülü almak için anne-babamın istediği gibi çocuk olmlaıyım diye düşünüyor. Bu anlayış yetişkinlikte de devam edip, kocamın istediği gibi bir kadın, sevgilimin istediği gibi biri olmaya kadar devam eder! Ceza veren kontrolünü kaybetmiş demektir ve ceza intikam duygusunu artırır.” 

” Çocuğunuz okulda, başaırılı da olsa başarısız da olsa her çocuk gibi bir bisikleti olmasını hak ediyor.” (Psikolog Tolga Erdem)

Çocuklarınızla yarınlara güzel anılar bırakabilmeniz dileğiyle….:)

Bunlar da ilginiz çekebilir:

About these ads

Sınır Koyma Kuralları Belirleme (3)” üzerine 4 yorum

Bu yazıya yorum yapmak ister misiniz?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s