Ne Diyorsun Sen Bacım?

Yonca Tokbaş’ın  yazısını okuyunca taslak halinde yazmış olduğum gene okullardaki eğitimi eleştirir nitelikteki  yazımı iki gündür beklettiğim aklıma geldi. Niye bekletiyorum? Biraz yetiştiriliş tarzı, biraz karakter, az çok kafasındakini kağıda layıkıyla dökememek. Aman, bekleyelim biraz değişir belki. Öğretmen ne yaptığını biliyordur, öğretmenin işine karışılmaz. Eğitim sistemini sen mi değiştirreceksin? Hem çocuğun okuyor ne güzel, daha ne  istiyorsun, gibi kafamda bitmek bilmeyen, beni adeta boğan cümleler… Sonra boş vermeler. Sen bildiğin gibi devam et deyip kendini yalancı rahatlatmalar. Ama olmuyor işte, bir yazı okuyorum ve depreşiyor gene içimdeki muhalif ruh.  Üstüne üstlük annelik  de gelip ağırlığını koymuyor mu?   İşte isyanım o zaman başlıyor. Evet şikayetçiyim bu eğitim sisteminden, ödevlerden ve ders işleme şeklinden. Şiayetçiyim,çocuklar okula erken başlatılıp, konuların basitleştirilip ama eğitimdeki kötü gidişatın asıl nedeni, öğretme, öğrenme yöntemlerinin değişmemesinden. Ne işe yaradığı bellli olmayan ya da çocuğu sıkmaktan başka bir işe yaramayan sayfalarca ödev verilmesinden. Şikayetçiyim,  hala 6-7 yaşındaki çocuklara fasulyelerden ve çubuklardan (i) harfi yaptırılıyor olmasından. (Ya, bu fasulyelerle harfleri tanıma oyunu 2 yaşındaki çocuklara yaptırılır.) Ödevler desen fotokopi kağıdında zor okunur bir halde çizgileri tamamlama ya da aynısı yazma. Ezberden öte yani. Yaratıcılık, düşünme becerileri geliştirme, aklına kullanma nerde? Yazarken bile gülesi geliyor insanın. Ne diyorsun sen bacım, diyorum gayri ihtiyari. :) Yonca Tokbaş, bahsi geçen konular Dubai’de geçiyor, demiş. Burasının da hiç farkı yok, zaten. Sonra 2012 PİSA sonuçları açıklanınca vah vah diyoruz? Niye ki? Bence gayet doğal. Ezberliyoruz, ezberletiyoruz, unutuyoruz sonra gene ezberletiyoruz. Kuralların dışına çıkıp yeni arayışlar içine girmk, kendimizi  geliştirmek…??!!?? Hala verilen cevaplarda verilen, istenen, sonuç kısmı olmadığı için düşük not veriyoruz çocuklara. Ödevini çocuk kendisi yaptığı için takdir etmeyip, annelerin yaptığı ödevleri beğeniyoruz. Of daha ne diyeyim? İyisi mi yazıyı burada keseyim. Ha bir de bu yazıyı okuyun derim. Sonra da  varsa söyleyecekleriniz, ben de şikayetçiyim derseniz buyurun yazın siz de…

Bunlar da ilginiz çekebilir:

Bu yazıya yorum yapmak ister misiniz?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s