Üstün Yetenekli Çocukların Ailelerini Bilinçlendirme Semineri Notları

22 Şubatta daha önceden yapılacağını duyurduğum ” Üstün Yetenekli Çocukların Ailelerini Bilinçlendirme Seminerini on-line olarak izleme imkanına sahip oldum. ÜYÇAP tarafında gerçekleştilen seminer, hem ailelerin tanışması hem de bilinçlendirilmesi amacıyla düzenlenmişti. Seminer ÜYÇAP’ın kurucuları,  Sn. Filiz Günsür ve Sn. Banu Evren’in bu platformu oluşturmadaki amaçlarını, projelerini anlattılar. İlk konuşmacı olarak ” Her Çocuk Üstün Yeteneklidir” kitabının yazarı ve Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Bahar Eriş, benim çok beğendiğim ve tamamen aynı düşünceleri paylaştığım sunumunu gerçekleştirdi.

-Zeka değişken midir?
-Üstün yetenekli yetişkinlerin çocukluk dönemindeki eğitimleri ve aile ilişkileri nasıl olmuştur?
-Üstün yetenek ile ilgili gelen sorular nelerdir?
-Aileler çocuğu ve yeteneği desteklemek için neler yapabilir?

konularını kapsayan sunumundan notlarımı sizinle paylaşmak istiyorum.

“Üstün yetenek, üstün zeka tanımı ülkeden ülkeye, eyaletten eyalete , kültürden kültüre değişkenlik göstermekte. Çünkü üstün yuetenek kavramı insan eliyle oluştırılmuş bir kavramdır. Kime göre neye göre zeki ya da yetenekli… Altı Kör Adam ve Fil hikayesi bakış açısının, olayları algılayışımızı ne kadar etkilediğini göstermekte.”

Altı kör adam vardı ve öğrenmeye çok hevesliydiler. 

Nasıl olduysa “fil” diye bir canlının olduğunu duymuşlardı ancak nasıl bir canlı olduğunu bilmiyorlardı. Fil denilen bu canlının neye benzediğini öğrenebilmek için birisine danıştılar. Danıştıkları kişi “Filin vücuduna dokunarak nasıl bir canlı olduğunu öğrenebilirler” düşüncesiyle kör adamları filin yanına götürdü.


İlki file yaklaştı ve dokunma fırsatı bulamadan karnına çarpıp “Tanrım bu fil, duvardan başka bir şey değil” dedi.
İkinci dişine dokunup ve kararını verdi, “Bu şey oldukça düzgün, sivri ve yuvarlakça. Fil denilen şey, mızraktır aslında”.
Üçüncü hayvana sokulup kıvrımlı hortumunu tutunca zekice atıldı, “Anladım, fil olsa olsa bir yılandır”.
Dördüncü, filin dizine sürünce elini, “Ağaçtır” deyip, sabitleştirdi fikrini.
Beşinci, kulağına erişip şöyle söylendi: “En kör adam bile ne olduğunu bilir, fil yelpazedir”.
Altıncı, filin çevresinde taranırken tesadüfen kuyruğuna dolanıp, “Anladım bu fil düpedüz bir halattır”, sonucuna vardı.
Bu altı kör adam, her biri kendi fikrinde, katılaşan ve ısrarlaşan bir kavgaya tutuşurlar.
Her biri düşüncelerinde kısmen haklı ve aslında her biri kesin yanlış.

  • İstenen hayatta başarı ise bunu IQ skoru ile ölçmek mümkün değildir.  Çünkü IQ testleri yaratıcılık, üretkenlik, çalışma motivasyonu, empati gibi kavramları ölçememektedir. IQ testleri bir sektördür.
  • IQ, değişkendir. Çalışmayla artırılabilir. Ortam egzersiz, sunulan materyaller, dispilin, ev ortamı, yaşadığımız çevre, ailenin ilgisi zeka bölümünün artırılmasında etkendir. 
  • IQ testleri, çocuğun o andaki perfomansını ölçmektedir.
  • Çocukları üstün zekalı veya geri zekalı olarak nitelendirmek, etiketlemek son derece yanlıştır. Çocuğun bu ünvanını kaybetmemesi için yeni bir şeyeler yapmak istememsine yol açabilir. Aynı şekilde zekası düşük olarak etiketlemek de var olan performasın ortaya çıkmasına engel olabilir.
  • Çocuk bir akademik kuruma girecekse ve bu kurum IQ testi gerektiriyorsa elbette zeka testleri yaptırılmalı. Onun dışında gereksiz. Çocuğun var olan potansiyeli geliştirilmeli ve desteklenmeli.

Doğan Cüceloğlu’nun “çocuğunuzla çiftçinin yetiştirdiği ağaçla kurduğu ilişki gibi ilişki kurun” sözü bu durumu çok iyi açıklamaktadır.” Bir çiftçi, ağacın özünün ne olduğunu bilir ve o öze saygısı vardır, o özün gelişmesi için uygun ortam hazırlar. Çiftçi nar ağacını muz ağacı yapmaya çalışmaz; nar ağacını en çok meyve veren nar ağacı olması için ortam hazırlar. Ortamını bulan nar ağacı, olabileceğinin en iyisi en güzeli olur.”

Üstün yetenekli çocukların ortak özellikleri bakacak olursak;

  • Çocukken, onlara daha çok kitap okunduğunu,
  • Belli yaş gruplarına göre tasarlanmış atölyelere daha çok katıldıklarını,
  • Şiddet içerikleri programları da az izlediklerini
  • Aileleri tarafından eğitimleri ile daha çok ilgilenildikleri ve en önemlisi 5 yaşına kadar ailesinin onunla diyalog içersinde olduğunu, sohbet edildiğini, ilgilenildiğini görüyoruz.

Unutulmaması geregen bir şey var ki 5 yaşındaki bir çocuk 8 yaşındaki bir çocuğun zekasına sahip olabilir ama o bedensel ve ruhsal olarak 5 yaşında bir çocuktur. Kendi yaşıtlarıyla bir arada olma hakkı vardır. Aynı zamanda zihinsel yaşıtlarıyla da bir arada olma fırsatı yakalayabilmelidir. O zaman çocuk da fark edecektir ki, ben bir konuda yetenekliysem arkadaşım da başka bir konuda yetenekli. Aslında herkesin bir yeteneği var.

Ebeveynlere üstün yetenekli çocuklarıyla ilgili hangi konularda rehberlik ihtiyacı duydukları konusu ile ilgili araştırma  Türk Üstün Zeka ve Eğitim Dergisinde yayınlandı. Bu araştırmayı okursanız göreceksiniz ki üstün yetenekli çocukların özelliklerinin olumlu olduğu gibi olumsu zyönleri de var. Doğru yönlendirilmezse kötü sonuçlar ortaya çıkabilmektedir.

“Bir okul müdürü her eğitim öğretim yılı başında öğretmenlere bu mektubu gönderirmiş:

Bir toplama kampından sağ kurtulanlardan biriyim.
Gözlerim hiçbir insanın görmemesi gereken şeyleri gördü.
İyi eğitilmiş ve yetiştirilmiş mühendislerin inşa ettiği gaz odaları, iyi yetiştirilmiş doktorların zehirlediği çocuklar, işini iyi bilen hemşirelerin vurduğu iğnelerle ölen bebekler, lise ve üniversite mezunlarının vurup yaktığı insanlar.”

Eğitimden bu nedenle kuşku duyuyorum.

Sizlerden isteğim şudur:

Öğrencilerinizin insan olması için çaba harcayın. Çabalarınız bilgili canavarlar ve becerikli psikopatlar üretmesin. Okuma yazma, matematik, çocuklarınızın daha fazla insan olmasına yardımcı olursa ancak o zaman önem taşır…”

Notlarımı  Albert Einstein’ın sözü  ile sonlandırmak istiyorum. Değer yaratın: ” Başarılı olmaya değil, değerli olmaya çalışın.”

NOT: Yukarıda aktardığım notlarım Dr. Bahar Eriş’in sunumuna aittir. Notlarım devam edecek.

About these ads

Üstün Yetenekli Çocukların Ailelerini Bilinçlendirme Semineri Notları” üzerine 6 yorum

  1. Güzel bir seminer olmuş; notlarınızda paylaştıklarınız çok değerli. Online da katılınabildiğini bilseydim seminere başvururdum. Şehir dışından bir takipçiniz olarak bu tür online katılımları ayrıca vurgularsanız memnun olurum. Paylaşımlarınızın devamını merakla bekliyorum.

  2. Söylediklerinizin çoğuna katılıyorum, bir çok çocuk için genel izlenimler bunlar. Ama “her çocuk üstün yeteneklidir” düşüncesindeyseniz bu güne kadar üstün yetenekli bir çocukla tanışmamışsınızdır. Dilimizde çok güzel bir deyim vardır. Leb demeden leblebiyi anladı deriz. Bazı insanlar bazı konularda böyleler. İlgi alanları değişebilir. Kimi IQ testlerini ağırlıkla ölçtüğü mantık ve dil yeteneğinde, kimi sporda kimi sanatta. Ama onlar diğer insanların öğrenmek için çaba sarf ettikleri, başkalarının (öğretmenler, ebeveynler) yardımıyla öğrendikleri şeyleri sanki kendiliklerinden yapıverirler. İyi bir eğitimin amacı çocukların kapasitelerini kullanmalarını sağlayıp onlara başarılı olma yolunu açmaktır. Hepsini üstün zekalı yapmak değil. Evet IQ çalışmayla arttırılabilir ama bunun bir sınırı var. Nasıl iyi beslenme çocuğun gelişmesi için önemliyse eğitim de zeka gelişimi için öyle. Herhangi bir çocuğu alıp iyi besleyerek 2 metre 20 santim yapamazsınız. Bu ya onun genlerinde vardır ya da yoktur. Üstün zeka gibi.
    Ebru

    • Bunlar benim söylediklerim değil seminer notları. Her çocuk üstün yeteneklidir kitabın adı. Sanırım ilgi çekmek için seçilmiş. Amaç zaten çocukların IQ larını artırmak değil. Onları oldugu gibi kabul edip desteklemek. Benim düşüncemi merak ediyorsanız,Doğan Cüceloğlunun sözü benim düşüncemi yansıtıyor.

  3. Seminer notlarına bu kadar yer ayırdığınız için bahsedilen bir çok fikre katıldığınızı düşündüm. Doğan Cüceloğlu’nun sözleri gerçekten çok güzel bir benzetmeyle açıklıyor iyi bir eğitimin amacını. Benim söylemeye çalıştığım – yine Doğan Beyin benzetmesiyle- bazı nar tohumları diğerlerinden farklıdır.

Bu yazıya yorum yapmak ister misiniz?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s