Anne Sütünden Ek Gıdaya Geçiş

Bebeğiniz ilk aylarını geride bıraktan sonra, özellikle de süt emmesinde çeşitli düzensizlikler görüyor ve yeterince emmediği hissine kapılıyorsanız artık ek gıdaya geçmeli miyim sorusu aklınızı kurcalamaya başlayacaktır. Bebek beslenmesinin önemli geçiş evrelerinden birisi olan anne sütünden ek gıdaya geçiş süreci, doğru başlangıç zamanlaması, ek gıda döneminde seçilecek mamaların hangileri olacağı ve bebeğinizin ne ölçüde ek gıda alarak bu sürece başlayacağı gibi önemli kararlar vereceğiniz bir süreçtir. Sizi bekleyen bu süreçte bir yanınızda Milupa, Bebelac gibi markaların bu döneme özel ürünleri, diğer yanda ise geleneksel olarak faydalı olduğuna inanılan doğal ürünler yer alacak ve bu ürünler içerisinden bebeğinize en uygun olanları seçmeniz gerekecektir. Bu sürecin nasıl yönetilebileceği konusunda her ebeveynin ihtiyaç duyacağı bazı kilit bilgiler aşağıdaki gibi toparlanabilir.

3520

Bebekler 9 aylık hamilelik dönemi boyunca anne karnında, tüm besin ihtiyaçlarını anneleri  üzerinden sağlarlar. Doğumdan sonra ise bebeğin hayatındaki ilk beslenme geçişi gerçekleşir ve anne karnında anne üzerinden beslenen bebek, anne sütü ile beslenmeye başlar. Bu kez de tüm besin ihtiyacını anne sütünden giderecektir. İlk zamanlarda anne sütü bebeğin gelişmesi için tüm unsurları yeterli miktarda içermesine karşın, ilerleyen dönemlerde ki bu genel olarak 6. aydan sonra olmaya başlar, bebeklerin enerji ihtiyacı anne sütünden elde edilen enerji miktarının üzerine çıkar. Ancak ebeveynler bu noktada anne sütünün yeterli olup olmadığından şüphelenmezler daha doğrusu bunu farkedemezler. Genellike anne sütünün yetersizliği ile ilgili soru işareti, bebeğin 3-6. ay arasında, bir önceki 3 ay göre yavaşlayan büyüme hızına istinaden akıllara gelir. Burada kimsenin panik olmasına izin vermeden tekrar belirtilmelidir ki, 3-6. aylar arasında bebeğimizin gelişimi durmamakta, yalnızca önceki döneme göre büyüme hızı azalmaktadır. Büyüme hızındaki bu azalmanın sebebi ise bebeklerin enerji ihtiyaçlarının bu 3 aylık dönemde önceki 3 aylık döneme göre azalmış olmasıdır. 9. aya gelindiğinde bebeklerin enerji ihtiyacı yeniden artar ve buna bağlı olarak büyüme yeniden hızlanır. Bu dönemlerde de anne sütünün artan bu enerji miktarını yeterince karşılaması mümkün olmamaktadır.  Tam da bu nedenle, bebekler bu dönemlerde, anne sütü bırakılmadan, farklı ek besinler ( devam sütü , kavanoz maması vb) ile beslenmeye başlanabilir.

Mother and Baby eating at Home. Happy Smiling Family Portrait

Bebeğinizin ek gıdaya geçiş süreci temelde 2 nokta üzerinde ilerler. Bunlardan ilki ek gıdaya ne zaman geçeceğiniz diğeri de ek gıdaya geçişte ilk olarak kullanacağınız besinlerin belirleyeceğinizdir. Bu iki noktada en doğru şekilde karar veren ve en az hata yapan ebeveynler bebeklerine bir ömür boyu katkı sağlayacak önemli bir görevi başarmış olurlar. Buradaki katkıyı ömür boyu sürecek bir katkı olarak tanımlanmasının nedeni de, bu sürecin doğru yönetildiği bebeklerde enfeksiyon riski azalması, bağışıklık sistemi doğru bir şekilde gelişmesi ve bu bebekler ileriki dönemlerde daha zor hastalanır hale gelmeleri kaynaklıdır. Diğer yandan doğru zamanda ek gıda almaya başlayan bebeklerin gıda ürünlerine karşı alerji riskleri diğer bebeklere göre daha az olur ve bu da yaşamlarının devamında daha çok sayıda farklı gıda maddesini tüketebilir hale gelmelerini sağlar.

Yukarıda bahsedilen iki noktayı ayrı ayrı detaylandırmak doğru olacaktır. İlk olarak ek gıdaya geçiş için doğru sürenin belirlenmesinden bahsedilmelidir. Yaygın olarak bebeğin 4-6. ayları arasındaki dönemin ek gıdaya geçiş için uygun dönem olduğu belirtilmektedir. Bu durum aslında bebekten bebeğe değişkenlik gösterebilmekle birlikte genel olarak doğrudur. Çünkü bu dönemler arasında bebekler yarı katı kıvamdaki gıdaları ağız boşluğunun arka tarafına atarak yutabilirler. Yine bu dönemde bebeklerde el ve göz işbirliği içinde çalışmaya başlar, ayrıca bebekler bu dönemde baş hareketlerini yönetebilir hale gelirler. Diğer yandan ebeveynin de çok rahat gözlemleyebileceği şekilde bu dönemler içinde bebeklerin dil çıkarma refleksleri kaybolmaya başlar ve kaşıkla verilen bir yiyeceği alabilirler.  Ek gıdaya erken başlanması, sindirim sistemi henüz yeterince gelişmemiş olan bebeklerde enfeksiyon riskini arttıran bir unsurdur.  Özellikle bağırsaklar, bu dönemde geçirgen yapıda oldukları için alınacak bir ek gıda kaynaklı olarak alerji riski taşımaktadırlar. Sadece anne sütü alındığı dönemde anne sütü, tüm bu sindirim sistemini güçlendirmekte, alerji oluşumuna karşı dirençli hale getirmekte ve bir de sindirim sisteminin yabancı proteinlere karşı koruma mekanizmasını geliştirmektedir. Bunun yanısıra, erken alınan ek gıdalar bebeklerin anne sütüne olan eğilimini azaltacak ve anne sütü emilen dönemde enerji hammaddesi olan proteinlerin yerini karbonhidratlar almaya başlayacaktır. Bu da bebeğinizin büyüme hızında gözle görülür oranda azalmaya sebep olur.  Tabi ki birşeye erken başlanması kadar başlamaya geç kalmanın da dezavantajları olmaktadır. Dolayısıyla ek gıdaya geçiş sürecinde geç kalınması durumunda yaşanabilecek olumsuzluklardan da bahsediliyor olması doğru olacaktır. Bebekler, anne karnında oldukları dönemde özellikle demir ihtiyaçlarını fazlası ile karşılayabilirler. Anne karnında aldıkları bu demir, doğumdan sonraki ilk 4-5 aylık dönemde ihtiyaçlarını karşılamaktadır ancak sonraki dönemde demir ihtiyaçlarını tek başına anne sütünden gideremezler. Bu noktada demir ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri ek gıdalara ihtiyaç duyarlar. Bunun yanısıra, zamanla artan enerji ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına ek gıdaya ihtiyaç duyarlar. Ek gıdaya başlamada geç kalınması durumunda bebekler ihtiyaçları olan enerjiyi elde edebilecek ölçüde beslenemezlerse büyümü hızlarında azalma görülür. Yalnız unutmadan belirtilmelidir ki, ek gıdaya geçişin yapıldığı süreçte anne sütü ile beslenme kesinlikle bırakılmamalıdır. Sert bir geçişle 6 aylık dönemlerinde yalnızca ek gıda ile beslenen bebekler, anne sütü ve ek gıda ile beslenen bebeklere göre daha yavaş ve nispeten daha az sağlıklı büyüyeceklerdir.

53e84aa689011a5549e70fa805cc7aac

Ek gıdaya geçiş sürecindeki diğer önemli nokta ise bebeğe ek gıda olarak seçilecek besinlerin hangisi olduğunun belirlenmesidir. Bu konuya ne kadar yukarıdan bakmayı başarabilirseniz o denli hızlı ve doğru kararlar verebilirsiniz. Detaylandırılmak istenirse, bebeğinize vereceğiniz ilk ek gıdalar yaşadığınız ülke şartlarında kolayca edinebileceğiniz yani o ülkenin yemek kültüründe var olan, gündelik olan, yani bebeğin erişkin döneme geldiğinde tüketebileceği ürünlerden olmalıdır. Çok fayda sağlayacağını düşündüğünüz veya bu yönde duyumlar aldığınız ancak edinmekte zorlandığınız ürünlere yönelmenize hiç gerek bulunmamaktadır. Diğer yandan ekonomik durumunuzu çok zorlayacak gıdaları tercih etmek zorunda değilsiniz. Bebeğinize fayda sağlayacak ek gıdalar yalnızca pahalı fiyatlı ürünlerle sınırlı değildir. İyi bir araştırma ile bütçenizi zorlayamacak ama bir o kadar da sağlıklı ürünlere ulaşabilirsiniz. Yalnızca satın aldığınız ürünlerde -aslında bir yetişkin bireyin de sağlığını tehdit eden- kimyasal ürünlerin,hormonların, gübrelerin olmamasına özen göstermeniz gerekir.  Son olarak, ek gıdaya başlamanın temel amacının bebeğin artan enerji ihtiyacını karşılayabilmek olduğu bilinci ile bebeğinize ek gıda olarak vereceğiniz ürünler yüksek enerji veren ürünler olmalıdır.

Ek gıdaya geçiş sürecinde bebeğinize şu ürünler verilmeli şeklinde kesin ifadeler kullanmak yerine konuyu genel hatlarıyla ele almak daha uygun olacaktır. Bunun için ebeveynler verilebilecek tüyolar şu şekilde toparlanabilir.  Bebeğinizi ek gıda ile beslemeye karar verdiğinizde, ona ilk kez tattıracak olduğunuz bir ek gıdayı bebeğiniz açken vermeniz daha uygun olacaktır. Vermeye başladığınız ek gıdayı, bebeğim sıkılır düşüncesi ile sık aralıklarla değiştirmeniz, bebeğinizin vücudunun bu gıdaya nasıl tepki verdiğini anlamanıza yardımcı olmaz. Bu nedenle başlanan bir ek gıda en az 3 gün üst üste bebeğe verilmelidir. Bu işlem bebeğinizin ilgili gıdaya alerjisi olup olmadığını test etmenize yardımcı olur. Ek gıdaya geçişte, bebeğinizin günlük öğününden yalnızca 1 tanesi ek gıda ile olurken kalan öğünler anne sütü olarak verilmeye devam edilmelidir. Ek gıda verilen öğünlerin sayısını zaman içerisinde periyodik olarak arttırabilirsiniz. İlk dönemde vereceğiniz ek gıdaların, yoğurt, meyve suyu veya muhallebi gibi, tek bir üründen oluşan ek gıdalar olması, bebeğinizin bu gıdalara olan adaptasyon sürecini hızlandıracağından bu tür ürünler öncelikli olarak olarka tercih edilmeli, sonraki dönemde aşama aşama bir kaç gıdanın karışımı olan çorbalara geçilmelidir. Bebeğinize hiç bir şartta dondurulmuş veya konserve edilmiş ürünleri yedirmemeniz gerekmektedir. Ek gıda olarak vereceğiniz ürünlerin tamamı doğal içerikli ve taze olmalı, ısıtılarak veya suyu çıkartılarak verilen besinler 120 dakikadan daha uzun süre bekletilmemelidir. Genel olarak bebeğinize verdiğiniz ek gıdaların içerisinde protein, vitamin ( A ve D ağırlıklı) ve demir içeriğinin yoğun olmasına özen gösterilmeli, bu içeriklerce yoğun gıdalar öncelikli olarak tercih edilmelidir.

8d58a438-d5ed-4cb0-8e41-8029f8a0ab6c

Bebeğinizin ek gıdaya geçiş süreci, temel bazı dinamikleri olan ve bu dinamiklere bağlı kalındığında bebeğinizin kolayca alışabileceği, aynı zamanda büyüme ve gelişmesine fayda sağlayacak bir süreçtir. Bu geçiş sürecinde kendi araştırmalarınızın yanısıra bebeğinizle ilgili diğer tüm konularda olduğu gibi uzman doktor görüşü almanız da doğru uygulamaları yapmanız konusunda size yardımcı olacaktır. Bebeğinizle birlikte geçireceğiniz mutlu yarınlar sizinle olsun. Hoşçakalın

Bu yazıya yorum yapmak ister misiniz?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s