Kendi Pastanı Kendin Yap!

Çocuklar neden büyümek isterler? Oysa bilmezler ki belli bir yaştan sonra hep bir önceki yaşlarda olmayı diler insan. Tabii bunu anlatmak o kadar kolay değil. Daha doğrusu anlamak istemiyorlar. Sinem  de 5 yaşını çok merak ediyormuş. Bu aralar sık sık doğum günün ne zaman olacağını sorar oldu. Hatta 3 kere sormak yerine 25 kez sorarsa Ağustosun geleceğini düşünüyor olmalı ki ısrarla sormaya devam ediyordu Ta ki geçen hafta işin aslını öğrenen kadar. okulda en yakın arkadaşları doğum günlerini kutlamışlar ve demişler ki ” Biz artık 5 yaşındayız. Bize saygı duymak zorundasın!” Sinem de o günlerde hastalıktan dolayı iyice hassas hale gelmişken, bu sözler üzerine mızmız olmuş. Öğretmeni de okul çıkışında ”Acaba Sinem’in doğum gününü de mi kutlasak” sözü üzerine  gerçekler açığa çıktı. Bize de onaylamak düştü.

Tabi ki Sinem’in mutluluğuna diyecek yoktu. Hemen pasta siparişlerini vermeye başladı. Saat başı değişen siparişlerin ardı kesilmeyince, artık dayanamayıp;

-Kendi pastanı kendin yap o zaman! dedim.

Zaten ben de karar verememiştim. İyi oldu.:)))

İşe koyulduk. İlk önce bir pastacı şapkası hazırladık. Önlük… ve bir kepçe.:)) İşte fotoğraf da hazır.

Süte bir yumurta, şeker ve un kattık.Karıştırdık… durmadan karıştırdık.  Bir paket de labne peyniri koyduk mu pasta kremamız hazır.

Hazır pasta tabanlarına kremayı döküp, en üstünü de krem şanti ile kapladık. En zevkli yerine geldi sıra. Süsleme için birkaç çeşit şekerleme kullandık.

                                                 

       

Tabi bu şekerlemeleri yediler mi pastaya koydular mı, hangi arada derede bitirdiler anlayamadım. Zaten Sinem süslemek için bir tane koydu, iki tane yedi. Onu fark ettim de Taylan’ı takip etmek pek mümkün olmuyor. Zor bela tamamladık. Ama  iyi oldu.

Bu işin eğlenceli, biraz da zor tarafı olsa da , asıl önemli olan çocuklarımızı yaşamın içine katmak. Ben de fark ettim ki uzun  zamandır, Sinem’le mutfakta birlikte çalışmıyoruz. Oysa önceleri, daha çok birlikte mutfakta vakit geçiriyorduk. Belki bunun bir çok sebebi var şu an için. Bahanesi de çok.   

Ama ne olursa olsun, çocuklara fırsat tanımak gerekir. Hayattan öğrenecekleri çok şey var. Bizim sadece onlara fırsat verip, ortam yaratmak düşüyor. Çok zor değil:) 

Günün sonunda  elde kocaman bir mutluluk ve parmağınızı kıpırdatamayacak kadar  büyük bir yorgunluk.:D