Yolculuklar ve Öğrenmeler

017Anneler  iyi bilirler. Yolculuk esnasında çocukları oyalamak zordur. Hani bebek olsalar arabanın motor sesiyle uyumak bebekler için keyif verici. Arabaya biner binmez gözleri kapanıverir. Ama biraz daha büyüyünce işler değişiyor. Artık onları oyalamak, anneler için büyük bir sorun haline geliyor. hele bizim gibi yolculuklarınız, arabayla 11 saati buluyorsa. İşte bir yol hikayelerimiz de böyle başladı. Kızımı oyalamak için,” Ah şu dağa bak, atı gördün mü, aaa ne güzel kuşlar varmış!,” sözleri bir süre sonra işe yaramaz oldu. Neyse ki sayıları öğrenmişti o günlerde. Bu defa sayı saymaya başladık. Birer, birer, onar onar bine kadar, ikişer ikişer yüze kadar.  Gün geldi bunlar artık sıkıcı hale. Okumaya başlayınca, bak tabelada Ankara şu kadar kilometre yazıyor az  kaldı,  İstanbul’a bu yoldan gidiliyormuş gibi oyalama çabaları ile şehir kavramı gelişti ve buna plaka merakı başlayınca ”Anne bak, bu araba İstanbul’danmış, bu Ankara’danmış” gibi plaka merakı ile anasının kızı olduğunu:) belli etti ve plakaları öğrenmeye başladık. Madem ilgisini çekiyor, bir Türkiye haritası yap-bozu ile bunu iyice öğrenelim dedik. Bugünlerde harita oyunları oynuyoruz. Hem şehirlerin isimlerini hem yerlerini, komşuları öğreniyoruz. Hem de plakaları ile konumları… 

Yani bir yap-boz oyuncağından beklemediğim bir öğrenme malzemesi çıktı. 

Önce ele alınan parçada yer alan şehrin ismini okuyor.

Yerini biliyorsa yerleştiriyor, bilmiyorsa ben ipucu veriyorum. Mesela Türkiye’nin güneydoğusunda, Malatya’nın kuzeyinde ya da Ankara’nın kuzey komşusu gibi. Böylece yönleri de oyunla öğrenmiş olduk.  Plakaları da kardeş şehirler şeklinde öğreniyoruz. Mesela İstanbul 34, kardeş şehri 43 Kütahya, Ankara 06, kardeş şehri 60 Tokat gibi…

Eğlenerek, oyunla öğrenme başarılı sonuçlar veriyor. Yoksa 5 yaşındaki çocuğa al bunu öğren desen pek keyif alacağını sanmam ama oyunla kendisi istiyor. Farklı bir plaka görünce kendisi merak edip soruyor.

İşte yol hikayeleri başlayan öğrenme  ve öğretme etkinlikleri. Kızımın sayesinde bir çok öğretme metodu keşfettim. Hatta aritmetik yaparken bile ben bunu öğrenciliğimde niye böyle yapmadım dediğim pratik yolları birlikte bulduk. Herkesin öğreneceği bir şeyler var bu hayatta. Bazen öğrendiğiniz kişi 5 yaşındaki çocuğunuz bile olabilir.

005014

Bunlar da ilginiz çekebilir:

Gizli Renkler Deneyi

Çocuklarımız renkleri öğrendikten sonra ilk yaptığımız şey, hangi iki rengi karıştırırsak yeşil olur, hangi iki rengi karıştırırsak mor olur gibi sorularla onun farklı yönde düşünmesini sağlamak. Bunu  için de renkli boyaları karıştırarak kendisinin keşfetmesi daha iyi olacaktı. Yaparak görerek öğrenilen şeyler kolay kolay unutulmuyor. Geçenlerde de acaba kullandığımız boya kalemleri de aynı şekilde renklerin karıştırılmasıyla mı elde ediliyor dedik ve biraz araştırmadan sonra bunu bir deney ile kolaylıkla öğrenebileceğimizi gördük. 

Gerekli Malzemeler:

  • Kahve filtre kağıdı
  • Renkli keçeli kalemler veya değişik markalardan siyah marker kalemler
  • Bardak
  • Su

Deneyin yapılışı:

Deneyin esası, kimya sektöründe çok sık kullanılan kromotografi yöntemine dayanıyor. Maddelerin farklı hızlarda dağılmalarından veya bir fazda farklı sürelerde tutunmalarından yararlanarak maddelerin tespiti esasına dayanıyor. Biz de  kağıt kromotografisinden yararlanarak basit bir renkleri ayırma deneyi yaptık.

Kağıt filtrelerini bantlar halinde kestik. Altı kısmından yaklaşık 1,5-2cm yukarıya ve yaklaşık 2cm aralıklarla  irice değişik renklerde noktalar yaptık. Sonra da yarısına kadar su dolu bardağa kağıdın ucu değip renkli noktaların değmeyeceği şekilde daldırdık. Sona da muhteşem renk dağılımını izlemek kaldı.


Bir de bunları deneyin:

  • Filtre kağıdının alt kısmına renkleri noktalar halinde değilde ince birer çizgi halinde, üst üste çizin. Örneğin kırmızının üstüne mavi, sonra yeşil, sonra mor çizgi çizin. Sonra suya gene çizgi değmeyecek şekilde daldırın. Burada da renklerin dağılım hızlarının farklı olduğunu göreceksiniz.
  • Farklı markalardan siyah keçeli kalemleri kullanıp, her markanın siyahı hangi renkleri karıştırıp elde ettiğini keşfedebilirsiniz.
  • Aynı deneyi, guaj boya, gıda boyası veya tükenmez kalemler ile deneyebilirsiniz. Ne oldu? Hareketli faz olarak su kullandığımız için kullandığımız boyanın suda çözünüyor olması gerekir. Hangi boyaların suda çözündüğünu çocuğunuzla birlikte keşfedebilirsiniz.

İyi eğlenceler…

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Daha fazla deney içinMeraklı Minikler Laboratuvarı‘ına, zeka geliştirici faaliyetler için Akıllı Çocuk Atölyesine bakabilirsiniz.

Çiçeğin içtiği su nereye gider?

Yaz geldi. Artık çocukları evde tutmanın imkanı yok. Her yerde çiçekler açtı, ağaçların neredeyse meyveleri olgunlaşacak. Ağaçları, yapraklarından tanımaya merak sardık. Şu ağaç, kiraz ağacı, şu elma derken, acaba nasıl bu kadar çabuk büyüdüler…

Okulda öğrendiğimiz şu cümle size de tanıdık gelecektir.”  Bitkiler topraktan aldıkları su ve mineraller ile güneşten gelen enerji ile….” İşte bu topraktan gelen suyun, bitkilerin büyümesine katkısını gözlemelemek için bir deney yapalım dedik.

Gerekli Malzemeler:

  • Bir çiçek ( Beyaz renkli olması tercihimizdir)
  • Bir bardak su
  • Gıda boyası

Deneyin Yapılışı:

Bahçeden topladığınız çiçekleri, hatta bizim gibi yol kenarında kendiliğinden yetişen çiçekleri bulursanız daha iyi olur, bir miktar gıda  boyası katılmış suyun içerisine koyuyorsunuz. Sizin yapacağınız bu kadar. deneyin devamını sevgili çiçeğiniz yapıyor. :) 1-2 saatlik aralıklarla fotoğrafını çekerseniz, renginin nasıl değiştiğini görmek daha güzel oluyor.

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Daha fazla deney için:

SÜTTE RENK DALGALARI

Bugün yeni bir deneyde, yüzey aktif maddelerinin etkilerini inceleyelim dedik. Yapılması oldukça basit ve çocukların çok hoşlanacağı bir deney. Nitekim Sinem de bayıldı diyebilirim. 3-4 kere tekrarladı. 

DENEY ÖN BİLGİSİ

Yapacağımız deneyin yüzey aktif maddelerle  ve yüzey gerilimi ile ilgili olduğunu söyleyince Sinem yüzüme şaşkın şaşın baktı tabi. Daha önce bu kelimeleri duymamıştı. Zaten amacım da onu yeni, iki terimle tanıştırmaktı. O zaman, soruyu dolaylı yoldan sormak gerekir.

-Bulaşık deterjanı, çamaşır deterjanını, şampuanı niçin kullanırız?

-Bulaşıkları yıkamak için, kirli çamaşırları yıkamaka için saçımızı temizlemek için… yani kirleri uzaklaştırmak için.

-Peki acaba deterjanlar kirleri, çamaşırlardan nasıl uzaklaştırıyorlar?

-????

-Yıkama suyuna katılan sabun ve deterjanlar, suyun ıslatma özelliğini artırır; bu nedenle su, kumaş ve kirlere daha kolay girer. Bundan sonra kirin uzaklaştırılması başlar. Temizleme sıvısının her bir molekülünü, uzun bir zincir olduğunu düşünelim. Zincirin bir ucu suyu seven ve diğer ucu suyu sevmeyen veya kiri sevendir. Bu zincirin kiri seven uçları, bir kir parçacığına yönelir ve onun etrafını sarar. Aynı zamanda suyu seven uçlar, molekülleri ve kir parçacığını kumaştan uzaklaştırıp, onu su içerisine taşır. Böylece giysilerimiz temizlenmiş olur. Aynı şey kirli tabaklarımızı yıkarken de oluyor. 

Şimdi sıra bunu bir gösteri ile somutlaştırmaya geldi. Hayata geçirilmeyen bilgi, ezber bilgidir ve yaşamda kullanmadığımız sürece boş bilgidir bence.

DENEY İÇİN GEREKLİ MALZEMELER 

  1. Tabak
  2. Yağlı süt
  3. Gıda boyası
  4. Bulaşık deterjanı
  5. Pamuklu çubuk

DENEYİN YAPILIŞI

Bir miktar sütü tabağa boşaltıp üzerinde değişik renklerde gıda boyası damlattık. Bizim gıda boyamız toz halde olduğu için, amacımız da yağların uzaklaştırıldığını görmek olduğuna göre biraz yağ ile karıştırıp öyle damlatırsak olur diye düşündüm. Eğer sıvı gıda boyası varsa süte doğrudan damlatmanız yeterli olacaktır. Pamuklu çubuğu bulaşık deterjanına daldırıp bu renkli noktacıkların üzerinden süte daldırdık ve renk şöleni başladı.:)

NASIL OLDU?

Bulaşık deterjanı yüzey aktif madde olduğu için yağları uzaklaştırmaya çalışacaktır. Buradaki yağ sütün içinde bulunana yağdır. Bunu yaparken de  renkler de yağ ile birlikte dağılır. Yani deterjanların bulaşıklarımızı nasıl temizlendediğini görmüş olduk.

Eğlencesi, bir şeyler başarmanın mutluluğuyaşam deneyimi yanımıza kar kaldı.:)

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Lava Lamba Yaptık!

İşte  bir görsel şölen daha. Lava lamba…

Çocuklara bilimi sevdirmenin yolu, eğlenerek, görerek, yaparak öğrenmeden geçer. Benim bütün çabam da bu yönde. Bu nedenle evde lava lamba yapmak en iyi denemelerden biri bence. Deneye başlamadan önce birkaç hazırlık sorusu iyi gelir, dedik ve sorduk. :)

  • Su mu daha ağırdır, yoksa yağ mı?
  • Ağır olan mı altta olur yoksa hafif olan mı?
  • Yağ ile suyu karışır mı?

Sinem’e bu soruları  sorduğumda, yağ daha ağırdır dedi. İyi de oldu. Çünkü bunu kendi keşfetmesini istiyordum.

     Ve….Deneye başladık. Bir kap içerisine, kabın 1/3 ü kadar su koyduk.

Birkaç damla sıvı gıda  boyası veya çay kaşığının ucuyla toz gıda boyası ilave ederek görselliği artırdık.

Üzerine kabı tamamlayacak kadar çiçek yağı ile doldurduk. Bu ilave sırasında renkli  baloncuklar görülmeye başlanıyor.

Bu sırada ağır olan madde aşağıda olur diyen kızım, suyun altta kaldığını görünce:”Aaaa, anne su daha ağırmış” dedi.Güzel bir keşif oldu. daha sonra eczaneden aldığım, efervesan tablet, ilave edip baloncukları hareketlendirdik. Bu aşamada yağı ile suyun karışıp karışmadığı konusuna açıklık getirmek gerekti.

Yağ ile suyun tam karışmadığı birbiri içinde damlacıklar halinde asılı durduğunu, yağ içindeki  renkli su damlacıklarını ve renkli sudaki parlak yağ damlacıklarını gözleyerek öğrendi. İyi bir deneyim oldu. 

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Köpük Şelalesi !

Uzun zamandır yapmayı planladığım bir deneyi, malzemelerini bulamadığım için yapamamıştım. Sonunda  kolayca bulunabilecek malzemelerle yapılanı bulunca neredeyse sevinçten havalara uçtum. Malzemeleri biraz değiştirerek köpük şöleni yaratmayı başardık. 

Malzemeler:

  • 500 mL’lik plastik su şişesi
  • 2 adet %9 ‘luk  hidrojen peroksit. (Saç boyalarının içinden çıkanlar. Ayrı da satılıyor)
  • Bulaşık deterjanı
  • Gıda boyası
  • 2 paket toz maya
  • Sıcak su
  • Kaşık
  • Büyükçe bir kap

Plastik su şişesine iki adet %9’luk hidrojen peroksit içeren sıvıyı boşalttık.

Göz kararı bulaşık deterjanı ve biraz gıda boyası ilave ettik. Ben

sıvı gıda boyası bulamadığım için toz kullandık ama sıvısı daha kullanışlı. 

İki paket toz mayayı yarım bardak sıcak suya ilave edip yaklaşık 1 dakika karıştırdık. Bu karışımı hızlı bir şekilde plastik şişedeki karışımın içine döktük.

Veeee.. işte köpük şöleni……

Son aşamayı büyüklerin yapması daha güvenli olur. Biz yaparken herhangi bir tehlikeli durum olmadı ama daha yüksek peroksit yüzdesi ile yapılırsa tahriş edici olabilir. Bu deneyi laboratuvar ortamında yapılırsa daha etkileyici olabilir. Laboratuvarda,  % 30’luk hidrojen peroksit ve potasyum iyodür kullanılır. Gaz ve ısı çıkışı nedeniyle dikkatli olmakta fayda var.  Bizim yaptığımız deneyde böyle bir tehlike yok.

Biraz da teorik bilgi :)

Bulaşık deterjanını köpük yapıcı madde olarak kullandık. Köpük baloncuğunun içini oksijenle doldurmamız gerekir ki köpürme olayı meydan gelsin. Hidrojen peroksit(H2O2), molekülünden bir tane oksijeni kopartırsak  köpük baloncuklarımız için kullanabiliriz. Reaksiyonu hızlandırmak için mayayı katalizör olarak kullandık. Çünkü olayı ne kadar hızlandırırsak , o kadar çok köpük meydana getirebiliriz. Reaksiyon ekzotermik olduğundan bir miktar ısı çıkışı olmaktadır.

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Mor Lahana Rengarenk

    Bu aralar bizim evde, minik meraklılar deney yapma hevesine kapıldılar.  Bir anne olarak,  hevesleri gitmeden hemen bir ev laboratuvarı kurdum. Bir kimyager olarak da ilk deneyimizi kimyadan seçtim. (doğal olarak.:) Deney, kırmızı lahana belirteci, hem görsel olarak renkli hem de çocukların katılımına imkan veriyor. 

Deney için gerekli malzemeler:

1- Kırmızı lahana çözeltisi ( Kırmızı lahana rendeleyerek suyunu sıktım)

2- Su

3- Sirke 

4- Karbonat çözeltisi ( 1/2 çay kaşığı karbonatı 1/2 çay bardağı suda çözülür)

5-Sabun çözeltisi ( küçük bir parça katı sabunu suda eritilir)

6- Çamaşır tozu çözeltisi (çok az miktardaki çamaşır tozu  suda çözülür)

Kırmızı lahana çözeltisini beş ayrı kaba paylaştırdık.

   Bütün çözeltileri sırasıyla kırmızı lahana çözeltisine yavaş yavaş ekledik. 

Kırmızı lahana çözeltisinin neden farklı renklere dönüştüğünü anlamaları biraz güç oldu ama neticede çok eğlendiler ve asıl önemli olan Sinem’in deneylere olan merakı ortaya çıktı. Merak duygusunun artması ve yeteneklerin ortaya çıkması için ortam hazırlamak gerekir diye düşünüyorum. Sanırım başarılı oldum.:D

Bu arada küçük bir mucit de yetişiyor ;)

Bunlar da ilginizi çekebilir: